PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : BÖlÜnmek İÇİn Ab'ye Üye Olmak Gerekİyor


Kemalci
09-30-2007, 06:16 PM
AB 1957 yılında Roma ‘da ,Fransa, Almanya ,Belçika, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg arasında imzalanan “ Roma Andlaşması “ ile kurulmuştur. Topluluğa 1972 yılında İngiltere, İrlanda ve Danimarka’ nın da katılmasıyla Topluluk üyelerinini sayısı dokuza yükselmiş, 1 Ocak 1981 ‘den itibaren Yunanistan’ın katılmasıyla da üye devletlerin sayısı on ‘u bulmuştur.Günümüzde AB üyesi 15 ülke vardır.



Andlaşmanın ikinci maddesine göre topluluğun amacı: “Bir ortak Pazar kurulması ve üye Devletlerin ekonomik politikalarının giderek birbirlerine yaklaştırmaları yoluyla , Topluluğun bütünü içinde ekonomik çalışmaların uyumlu bir biçimde gelişmesi…..vs şeklinde ifade edilmiştir. Ancak AB’ nin asıl kuruluş gayesi ekonomik olmayıp tamamen siyasidir. Ekonomi, topluluk üyeleri tarafından siyasi hedeflere ulaşmada sadece bir araç olarak görülmüştür. Asıl hedef; Hristiyan kültüründen kaynaklanan ortak sosyal yapılarını birleştirerek Tek Devlet olmaktır. Bunun için onbinlerce sayfalık andlaşma metinleri hazırlanmıştır. Gerçekleri anlayabilmek için bu kadar uzun metinleri okumaya da gerek yoktur. 12 Hristiyan havarisini temsil eden 12 yıldızlı bayrakları işte bu gerçeğin ta kendisidir.

( 12 Hristiyan havarisi, Hristiyanlığın ilk öğrencileri olup isimleri; Petrus, Yakup, Yuhanna, Andreas, Filipus, Bartolomeus, Matta, Tomas, Yahuda, Taddeus, Gayyus Simun ve mattias dır.)

Diğerleri gibi bu ayrıntıda milletimizden gizlenmeye çalışılmaktadır. Bayrağın ne anlama geldiğini dünya da bizden daha iyi bilen yoktur. O yüzden alt tarafı bir bayraktır, bu kadar büyütmeyelim ,diyemezsiniz. Her fırsatta kuyumuzu kazmaya çalışanlarla böyle bir bayrak altında bir araya gelmek düpedüz hegomanya altına girmektir;bağımsızlıktan vazgeçip esarete boyun eğmektir.Bu ülke bu millet için çalışan,hayatını feda eden herkese ihanettir.



Türkiye AB ilişkilerinde Son Durum



Türkiye ile AB arasında 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara da Ortaklık Andlaşması imzalanmıştır. Bu andlaşmaya göre ortaklık , üç dönemde oluşacaktır.Hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve son dönem.

1 Ocak 1973 tarihinde başlayan geçiş döneminin amacı, Türkiye ile AB arasında gümrük birliğini sağlamaktır. Bu amaçla, “ Topluluk, endüstri mallarına( Makine halıları, pamuk ipliği ve öteki pamuklu dokuma maddeleri dışında ) Türkiye’ den yapacağı ithalata hiçbir gümrük vergisi koymamayı ve miktar kısıtlamalarını uygulamamayı güvenceye bağlamaktadır. Türkiye ise, Topluluk çıkışlı mallara uygulanan gümrük vergilerini oniki yıllık normal ya da yirmi iki yıllık kuraldışı dönem içinde zamanla kaldırmayı güvence altına almaktadır.Gene bu geçiş dönemi içinde , Türkiye, bu dönemin bitiminde, tarım ürünlerinin serbest dolaşımını sağlayacak biçimde tarım politikasını Topluluğun tarım politikasına uydurmaya çalışacaktır.”( Seha L. MERAY, Devletler Hukuku, s. 292)

1995 yılında Türkiye , AB ye verilen siyasi ve ekonomik ödünler neticesi tam üye olmamasına rağmen gümrük birliğine alındı. Bu hadise, “Mallar ucuzlayacak,işsizlik azalacak,ihracatımız artacak..vb” vaatleriyle uyutulan milletimizin sevincine vesile oldu.Ama bu mutluluk çok uzun sürmedi.2001 yılına gelindiğinde acı bilanço kendini gösterdi. Gümrük Birliği’ nin ülkemize verdiği zarar 83 katrilyon TL idi.

Bu son tabi ki kaçınılmazdı. Üretimi durdurulmuş ülkemizin kapıları açılınca fizikteki yoğun maddenin daha az yoğunluktaki maddeyi istila etmesi gibi yabancı mallar yurdumuza aktı. Düşünün ki dünyada öz kaynakları bakımından kendine yeten nadir ülkelerden biri olmamıza rağmen bugün birçok üründe dışa bağımlı hale geldik. Yakında toprağını ekecek kimse kalmayacak. Çünkü köylümüzü o noktaya getirdiler.

İnsanımız adeta hiç doymayan bir canavar a kurban ediliyor. Her verilen taviz sonrası “ne olacak canım” deniyor, olan da oluyor. Kıbrıs için aynısı söylenmedi mi? Uyum yasalarından sonra sıra Kıbrıs a geldi. AB için Kıbrısı da verecekler.Öyle ya ana vatanı sattıktan sonra yavru vatanın lafı mı olurmuş…..

Yaşanan bu olaylar milletimize mal olmuş, bir veciz sözü hatırlatıyor bana “ O..pu içerdeyse kapıyı kilitlemenin bir faydası yoktur.”

fenriz_werve
09-30-2007, 08:41 PM
Çok teşekkürler ama siyaset yapmak yasaktır...çok derin mevzular bunlar...ve başlığın düzgün değil harfler...alıntı olduğunu da belli etmemişsin...

eda_merve:)
09-30-2007, 08:51 PM
fenriz_werve arkadaşıma katılıyorum..çok derin mevzulara girmeyelim..konunun altına alıntı yazmayı unutma...

Kemalci
10-01-2007, 03:01 AM
Alıntıdır ancak biz bu gerçekleri beynimize yazmışız,Benim bilgi,birikim,donanımım var bu konuda yapıcı tenkitin için sağ ol.Şunu da belirteyim herkes bibirine katılıyor ancak kendi düş gücünüz benim için çok daha önemli.
Ayrıca Türkiye'nin nereye koştuğunu belirtmek ve köklü bilgiler sunmak inanın merveden daha önemli çünkü yurt konusunda yazılanları derin konular deyip,siyaset yapmayın demeniz usdışı.Özgür düşüncelerimiz bırakın kendine alan yaratsın.Türkiye giderse başka Merve çıkartamayız.

Yönetici
10-01-2007, 12:16 PM
Siyaset yapmak yasaktır.