merve_nihal
06-27-2007, 08:18 PM
-1-
Romeo:Konuşuyor.Ey parlak melek, konuş yine!
Sen, göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye;
Cennetin kanatlı ulağısın başımın üstünde,
Tıpkı ölümlülerin hayretle açılan gözlerine gördüğün gibi.
Tembel bulutlara binip uçarken o havanın kucağında,
Onu seyreden insanlar gibi hayranlıkla,
Öylece bakıyorum sana.
Juliet:Ah Romeo Romeo... Neden Romeo'sun sen? İnkar et babanı, adını yadsı! Yapamazsan; yemin et sevdiğine. Bende vazgeçeyim capulet olmaktan. Hem adın ne değeri var ki? Şu gülün adı değişse bile, kokmazmı yine aynı güzellikte? Romeo'nun da adı Romeo olmasaydı kusursuzluğundan hiçbirşey kaybolmazdı. Romeo; nolur bırak at bu adı! Senin parçan olmayan bu ada karşılık al bütün varımı...
Romeo:Alıyorum öyleyse sözünü dinleyerek. Sevgilimdeki vaftiz olayım yeniden. Romeo değilim bundan böyle ben!
Juliet:Kimsin sen? Böyle geceye gizlenerek sırrımı öğrenmeye gelen de kim?
Romeo:Bilmem nasıl söylemeli kim olduğumu bir ad kullanarak. Ey güzel ermiş; Nefret ediyorum adımdan ben de! Sana düşmadır diye.Ben yazmış olsaydım, şimdi yırtar atardım onu...
-2-
Juliet:(Ağlıyor)
Rahibe:Karşı konulamayacak kadar büyük bir güç tasarladıklarımızı alt üst etti. Gel gidelim. Bak kocan öldü koynunda yatıyor, o da öyle... Haydi gel yavrucuğum seni yerleştireyim Manastra kutsal rahibelerinin arasına...
Juliet:Ben gelemem nolur sen git, ben gelemem git!!! (Ağlayarak) Bu da ne ?Canım sevgilimin avucunda bi sise!
Demek ki,zehirden sevgilimin bu vakitsiz olumu.
Cimri! Hepsini icmis;bir damla bile
birakmadin demek kavusabilmem icin sana?
Öyleyse dudaklarindan operim, belki
bir parça zehir kalmıştır dudaklarında, bir zamanlar hayat veren dudakların bu kez son versin hayatıma. Sıcakmış dudakları hala... Hi; gelen var elimi çabuk tutmalıyım. Ey hızır gibi yetişen hançer: Senin kının burası. Orda paslan ve bende öleyim...
Arkadaşlar bu kadar yapabildim. Eğer tamamlanmış yerler bulursam söz veriyorum onları da eklerim. Yanlış yerler var birkaç tane, affedin...
Romeo:Konuşuyor.Ey parlak melek, konuş yine!
Sen, göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye;
Cennetin kanatlı ulağısın başımın üstünde,
Tıpkı ölümlülerin hayretle açılan gözlerine gördüğün gibi.
Tembel bulutlara binip uçarken o havanın kucağında,
Onu seyreden insanlar gibi hayranlıkla,
Öylece bakıyorum sana.
Juliet:Ah Romeo Romeo... Neden Romeo'sun sen? İnkar et babanı, adını yadsı! Yapamazsan; yemin et sevdiğine. Bende vazgeçeyim capulet olmaktan. Hem adın ne değeri var ki? Şu gülün adı değişse bile, kokmazmı yine aynı güzellikte? Romeo'nun da adı Romeo olmasaydı kusursuzluğundan hiçbirşey kaybolmazdı. Romeo; nolur bırak at bu adı! Senin parçan olmayan bu ada karşılık al bütün varımı...
Romeo:Alıyorum öyleyse sözünü dinleyerek. Sevgilimdeki vaftiz olayım yeniden. Romeo değilim bundan böyle ben!
Juliet:Kimsin sen? Böyle geceye gizlenerek sırrımı öğrenmeye gelen de kim?
Romeo:Bilmem nasıl söylemeli kim olduğumu bir ad kullanarak. Ey güzel ermiş; Nefret ediyorum adımdan ben de! Sana düşmadır diye.Ben yazmış olsaydım, şimdi yırtar atardım onu...
-2-
Juliet:(Ağlıyor)
Rahibe:Karşı konulamayacak kadar büyük bir güç tasarladıklarımızı alt üst etti. Gel gidelim. Bak kocan öldü koynunda yatıyor, o da öyle... Haydi gel yavrucuğum seni yerleştireyim Manastra kutsal rahibelerinin arasına...
Juliet:Ben gelemem nolur sen git, ben gelemem git!!! (Ağlayarak) Bu da ne ?Canım sevgilimin avucunda bi sise!
Demek ki,zehirden sevgilimin bu vakitsiz olumu.
Cimri! Hepsini icmis;bir damla bile
birakmadin demek kavusabilmem icin sana?
Öyleyse dudaklarindan operim, belki
bir parça zehir kalmıştır dudaklarında, bir zamanlar hayat veren dudakların bu kez son versin hayatıma. Sıcakmış dudakları hala... Hi; gelen var elimi çabuk tutmalıyım. Ey hızır gibi yetişen hançer: Senin kının burası. Orda paslan ve bende öleyim...
Arkadaşlar bu kadar yapabildim. Eğer tamamlanmış yerler bulursam söz veriyorum onları da eklerim. Yanlış yerler var birkaç tane, affedin...